B i l g i l e n d i r m e M e t n i 

Bilindiği gibi Çin’de başlayan ve şu an için İran, İtalya ve Güney Kore’de ülkesel boyutta karantinayı gerektirecek kadar yaygınlaşan coronavirüs salgını ülkemizde de mevcuttur. Tüm toplu iletişim kanallarında, Dünyanın diğer ülkelerinde alınmakta olunan ya da alınması tasarlanan bir çok önlemden bahsedilmekte; bu kapsamda evden çalışma, online toplantılar, online eğitim gibi çalışma hayatını da doğrudan ilgilendiren olanak ve olasılıklar değerlendirilmektedir. Elbette konu bir kamu düzeni sorunudur ve ülkemizin yetkili resmi kurumlarının alacağı kararlara, yürürlükteki mevzuat ile öngörülmemiş olsa dahi uymak zorunlu olacaktır. Bununla birlikte salgın hastalık ile ilgili olabilecek çalışma hayatını düzenleyen mevzuat hükümleri ve işverenler ve çalışanlar için mevzuatın öngördüğü yükümlülüklere dair düzenlemeler aşağıdaki bilgi notunda belirtilmiştir: 

1. Çalışma Mevzuatı ve işyerinde bulaşıcı hastalık 

a. 4857 sayılı İş Kanununda ‘bulaşıcı hastalık’ hali öngörülmez; bunun nedeni Kanunun işçi 

ve işveren arasındaki ilişki ve çalışma düzenini konu etmesidir. Bununla birlikte, 

▪ Kanunun 14. Maddesinin 4. vd. fıkraları “uzaktan çalışma” konusunu düzenler. Madde işçinin uzaktan çalışabilmesine dair organizasyonun işveren tarafından yapılması gerektiğini, gerekli altyapının işveren tarafından sağlanmasını öngörür. İşin tanımı, yapılma şekli, süresi ve yeri ve genel ve özel çalışma şartları hizmet sözleşmesi ile belirlenmelidir. Her ne kadar 14. Madde, iş akdinin başından itibaren uzaktan çalışma şeklinde kurulacağına ilişkin ise de, coronavirüs salgını nedeni ile bir önlem olarak düşünülecek “uzaktan çalışma”nın da aynı hükümlere tabi olması olağandır. Dolayısı ile geçici süre ile dahi bu şekilde çalışmaya karar verilecekse, İşverenin çalışma düzeni ve biçimine dair tüm koşul ve kuralları oluşturarak işçilere bildirmesi gerekmektedir. 

▪ Elbette bir kısım çalışan bakımından “uzaktan çalışma”, yapmakta oldukları işin niteliği ve türü itibari ile mümkün olamayacaktır. Herhangi bir hastalık belirtisi göstermeyen bu durumdaki çalışanlar, yetkili kamu kuruluşu tarafından aksi bildirilmedikçe, çalışmalarına devam edeceklerdir; hastalık belirtisi görülen çalışanların ise derhâl işyeri hekimine ya da en yakın hekime ve sağlık kuruluşuna başvurmaları ve diğer çalışanlardan tecrit edilmeleri zorunludur; bu çalışanlar dolayısı ile mazeretli sayılarak işyerinden derhal uzaklaştırılacaklardır. 

▪ İş Kanununda “ücretsiz izin” düzenlenmemiştir, buna rağmen iş hayatında var olan bu  uygulamaya dair kurallar Yargıtay kararları ile belirlenmiştir; konu hakkındaki içtihatlar ücretsiz iznin işçinin rızasına bağlı olduğu konusunda yerleşiktir. Coronavirüs nedeni ile ücretsiz izin uygulamasının gündeme gelmesi halinde, bu temel kuralın değişmeyeceği açıktır; başka deyişle hastalık belirtisi gösteren bir çalışana ücretsiz izin verilmesi, o çalışanın rızasının olmadığı hallerde mümkün değildir. 

▪ İş Kanunun 25. Maddesinin “g” fıkrasında işçinin bir aylık süre içinde iki günü aşacak şekilde haklı bir nedene dayanmaksızın devamsızlık yapması düzenlenmiştir. Hastalığa yakalanan ya da hastalık belirtisi gösteren çalışanın devamsızlığının haklı neden teşkil ettiği tartışmasızdır; bu nedenle bu durumdaki çalışanların, bir iş görmezlik raporu sunmasalar dahi devamsızlıklarının “haklı nedene” dayandığının kabulü gereklidir. 

b. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, konu hakkında dolaysız hükümler içermektedir: 

▪ 4. Madde İşverenin çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olmasını düzenler. Coronavirüs ya da bir başka bulaşıcı hastalığın işle ilgili olmadığı, çalışmanın kendisinden kaynaklanmadığı ileri sürülebilir. Ancak çalışma ortamı insanların bir arada zorunlu olarak bulunduğu yerdir, ve mesai saatleri içinde ya da iş ile ilgili bir faaliyet sırasında işçinin bulaşıcı hastalığa yakalanması 6331 ve 5510 sayılı Kanunlardaki tanımlamalar bakımından “iş kazası”dır. 

▪ 5. Madde İşverenin risklerden kaçınmak, kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek, risklerle kaynağında mücadele etmek ve bu yolda çalışanlara uygun talimatlar vermek yükümlülüklerini düzenlemektedir. 

▪ 8. Madde kapsamında işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı İşverene riskler ve alınması gerekli önlemler konusunda rehberlik yapmalıdırlar. 

▪ 10. Madde, işyerinde özel risk altında oldukları değerlendirilebilecek çalışanlar ya da çalışma alanları bulunmakta ise, bu yerlerdeki çalışma düzeni ya da biçimine dair değişiklik yapılması, çalışanların değiştirilmesi, çalışma saatlerinin değiştirilmesi, özel koruyucu ekipman kullanımının zorunlu hale getirilmesi gibi önlemlerin alınmasını öngörmektedir. 

▪ 12. Maddeye göre ciddi, yakın ve önlenemeyen tehlikenin meydana gelmesi durumunda işveren çalışanların işi bırakarak derhal çalışma yerlerinden ayrılıp güvenli bir yere gidebilmeleri için önceden gerekli düzenlemeleri yapar ve çalışanlara gerekli talimatları verir. Bu doğrultuda ve ilgili uygulama yönetmelikleri kapsamında acil durum planlarında, eğer bulaşıcı hastalık öngörülmemişse gerekli güncellemeler yapılmalı, bu planlar tüm işyerinde duyurulmalı hatta işyerinde haberli-habersiz tatbikatlar yapılmalıdır. 

▪ Çalışanların çalışmaktan kaçınma hakları 13. Maddede düzenlenmiştir; ciddi ve yakın tehlike ile karşı karşıya kalan çalışanlar işverene başvurarak gerekli tedbirlerin alınmasını talep edebilir. Eğer çalışanın talebi ciddi ve yerinde ise, gerekli tedbir alınana kadar çalışanın çalışmaktan kaçınma hakkı vardır. Gerekli tedbir alındığı çalışana bildirildikten sonra işçinin kaçınma hakkı sona erecektir. 

▪ 15. Madde İşverenin çalışanların işyerinde maruz kalacakları sağlık ve güvenlik risklerini dikkate alarak sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlamak yükümlülüğünü 

düzenler. Coronavirüs dikkate alındığında, mevcut sağlık gözetimi uygulamalarının yoğunluğunun arttırılmasında yarar olacağı açıktır. 

▪ 16. Madde uyarınca İşveren çalışanları riskler ve alınan tedbirler konusunda bilgilendirmelidirler. 

▪ 19. Madde gereğince çalışanlar aldıkları eğitimler, bilgilendirmelere ve işverenin talimatları doğrultusunda kendilerinin ve hareketlerinden veya yaptıkları işten etkilenen diğer çalışanların sağlık ve güvenliklerini tehlikeye düşürmemekle yükümlüdürler. Bu kapsamda bir çalışanın öngörülen tedbirlere uygun davranmaması ağır bir disiplin ihlali olarak kabul edilebilecektir. 

2. Sağlık Bakanlığı Uygulamaları 

Sağlık Bakanlığı Ulusal Pandemi Planı ve Bilim Kurulu’nun 13.03.2020 tarihli Güncellenmiş Covid- 19 Rehberi, coronavirüs hakkında tüm bilgileri, hastalığın seyrine dair öngörüleri ve yapılması gerekenleri anlatan oldukça ayrıntılı ve bilgilendirici belgelerdir. Bu iki dokuman Sağlık Bakanlığı internet sitesinde, https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/covid19-sunumlar adresinde yayınlanmaktadır; bu adresteki sunumların işverenler ve çalışanlar tarafından ayrıntılı biçimde incelenmesini öneririz. Bilim Kurulunun 13.03.2020 tarihli güncel Rehberinde birçok kamusal önlemden ve tedbirden bahsedilmekte, ayrıca belirtileri gösteren, belirtileri gösteren kişilerle temas halinde olan ya da riskli bölgelerden ülkeye giren kişiler 14 gün süreli karantina öngörülmektedir. Bu süre, hastalığın belirtilerinin görüldüğü bir kişinin coronavirüs enfeksiyonuna yakalanmadığının kesin olarak anlaşılabileceği süre olarak belirlenmiştir. Başka deyişle, hastalığın ilk belirtileri olan ateş, öksürük, boğaz ağrısı, yorgunluk hali, nefes almada güçlük belirtileri gösteren bir çalışanın 14 gün süre ile işyerine gelmemesi, bu kişi ile 1 metre mesafeden yakın temas halinde olmuş çalışanların da belirtileri göstermese dahi aynı süre ile tecrit edilmesi gerekliliği anlaşılmaktadır. Bu durumda bu çalışanların bu kadar süre ile işe gelmemeleri İş Kanunun 25. Maddesi kapsamında “devamsızlık” olarak kabul edilmeyecek, geçerli bir mazerete dayalı yokluk olarak kabul edilecektir. 

Sonuç 

İlgili mevzuat hükümleri ve Sağlık Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulunun Ulusal Pandemi Planı ve Rehberleri kapsamında 

İşverenler; 

▪ işyerinde çalışanları coronavirüs hastalığından korunma ve bulaşıcılığın önlenmesi yolları hakkında bilgilendirmelidirler; 

▪ bu amaçla Sağlık Bakanlığı ve ilgili diğer kurumlar tarafından yayınlanmış bulunan coronavirüs hakkındaki bilgilendirici ve tanıtıcı broşür ve materyali işyerinde dağıtmalı, ilan panolarına asmalı ve işyerinde kullanılan tüm toplu iletişim yolları ile çalışanlara dağıtmalıdırlar; 

▪ bir çalışanın yurt dışına çıkması halinde, ülkeye girişten itibaren 14 gün işyerine gelmemesini talimat etmelidirler; 

▪ bir çalışanda nezle ya da gribin herhangi bir belirtisinin görüldüğü tüm çalışanlarının 14 gün süre  ile mazeretli sayılmalarını ve işe gelmemelerini sağlamalıdırlar; eğer bu kişi ile bu belirtileri gösterdikten sonra 1 metreden yakından temas halinde olan başka çalışanlar var ise, onların da aynı süre ile işe gelmemelerini sağlamalıdırlar; 

▪ yapılmakta olan işin özelliği ve teknik olarak mümkün olan hallerde ve gerekli görmeleri halinde çalışanların bir kısmının ya da tamamının “uzaktan çalışması”nı talimat edebilirler; bunun yapılması için uzaktan çalışmanın düzeni, içeriği, yöntemi ve kuralları işveren tarafından belirlenerek çalışanlara bildirilmeli ve gerekli teknik altyapı işveren tarafından sağlanmalıdır. 

İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanları; 

▪ işyerindeki hastalık ve işçilere zarar verebilecek diğer tüm hastalık riskleri hakkında ilgili mevzuatın ve genel hükümlerin kendilerine yüklediği görevler gereğince, coronavirüse karşı alınacak önlemler ve işyerinde yapılması gerekli uygulamalar hakkında işverene danışmanlık hizmeti vermeli, verilecek eğitimlerde ve bilgilendirme süreçlerinde görev almalı, işvereni ve işyerindeki yönetici ve çalışanları yönlendirmeli, gerek görüldüğü ve fiilen mümkün olduğu hallerde çalışma saatlerinin miktarlarını arttırmalı ve işyerinde daha uzun süreli zaman geçirmeyi hedeflemelidirler; 

▪ İşyeri hekimleri işyeri sağlık birimlerinde gerekli kontrolleri yaparak gerekli ekipman ve koruyucu donanımın olmasını sağlamalı, işyerinde devamlı surette görev yapan sağlık görevlisinin belirtileri teşhis ve uyarı görevleri konusunda özel olarak yetkilendirmelidirler. 

Çalışanlar; 

▪ işyerinde kendilerine anlatılan ve bilgi verilen önlemleri gereği gibi yerine getirmeli; bilhassa kişisel hijyen ve temizlik konularında bilgilendirme ve broşürlerdeki talimatlara uygun davranmalıdırlar; 

▪ kendilerinde hastalığın ön belirtilerinin bulunması halinde derhal yapmakta oldukları işi bırakmalı, işyeri hekimi ya da sağlık birimine, bu mümkün olmazsa ilk sağlık birimine başvurmalı, bu arada diğer tüm çalışanlar ve üçüncü kişilerden kendilerini tecrit etmelidirler; 

▪ mesai saati dışında dahi belirtileri göstermeye başladıklarında durumları hakkında işyerine bilgi vermeliler ve gerek 14 günlük tecrit süresince, gerekse hastalığa yakalanmaları üzerine tedavileri süresince işverene telefonla veya yakınları aracılığı ile bilgi vermeye devam etmelidirler. 

Bilgilerinize sunarız 

OKYAY HUKUK BÜROSU

©2021 Tüm Hakları Saklıdır. Okyay Hukuk - Web Design Get Da Digital

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?